Şiir İnceleme Yöntemi 1

 

1. Şiir İnceleme Yöntemi

 

Ek Bilgi

 

Şiirin tanımı:

 

Şiir; seslerin bir uyum içinde dizelere dökülerek en güçlü duyguları, coşkuları, izlenimleri canlandırma ve insanı etkileme sanatıdır. Ancak şiirin tanımı konusunda pek çok görüş vardır.

 

Ahmet Hamdi Tanpınar: “Şiir, bir iç kale sanatıdır. Çünkü dil vasıta olarak değil, malzeme ve doku olarak kullanıldığı zaman ulusun iç kalesidir. Böyle olunca bir ulusun, insanının, tarihinin, kültürünün ta kendisidir.”

 

Ahmet Haşim : “Şiir nesre çevrilemeyen nazımdır… Şiir hikâye değil, sessiz bir şarkıdır.”

 

Cahit Sıtkı: “Şiir kelimelerle güzel biçimler kurmak sanatıdır, başka bir şey değildir. Ama kelime nedir? Annedir, dosttur, kadehtir, hasrettir, hayaldir; yani bir anlamı, bir çağrışımı, bir gölgesi hatta bir rengi ve tadı olan bir nesnedir.”

 

Balzac: “Şiir; zekâ ülkelerinde uzun, üzücü yolculuktan sonra doğan şeydir.” diyerek şiirle ilgili düşüncelerini ortaya koymuştur.

 

Yukarıdaki ifadelerden de anlaşılacağı gibi şiiri tek bir tanıma sığdırmak mümkün değildir. Nasıl ki her insanın duygu ve düşüncesi birbirinin aynı değilse şiirin tanımında da farklılıkların olması tabiîdir.

 

 

Şiirin Unsurları

 

a.Şekil Unsurları (Biçim Ögeleri)

b.Muhteva Unsurları (İçerik Ögeleri)

1.Nazım Birimi

2.Nazım Biçimi

3.Şiirde Ölçü (Vezin)

4.Uyak (Kafiye), Redif

 

1.Konu

2.Tema

3.Ahenk Ögeleri

4.Dil ve Anlatım

 

 

a. ŞEKİL UNSURLARI (BİÇİM ÖGELERİ)

 

 

BİÇİM ÖGELERİ

 

Duygu, düşünce ve hayalden doğan, dize kümelerinden oluşan ölçülü ve uyaklı anlatım biçimine nazım denir. Ayrıca ölçü ve uyağın kullanılmadığı nazım örnekleri de vardır. Bunlara serbest nazım denir. Bir şiirde nazım birimi, ölçü, uyak, redif gibi ögeler şiirin biçim ögeleridir.

 

1.Nazım Birimi

 

Şiiri oluşturan dize kümelerine nazım birimi denir. Şiirde en küçük nazım birimine dize adı verilmektedir.

 

İslamiyet Öncesi Türk şiirinde ve halk şiirinde dörtlük; Klasik Türk şiirinde beyit; Çağdaş Türk şiirinde de dize nazım birimi olarak kullanılmıştır.

 

a.Dize (Mısra):Şiirde her satıra dize denir. Klasik Türk şiirinde bir dizeden oluşan şiirler de yazılmıştır. Bunlara mısra-ı âzâde denir.

 

“Neler çeker bu gönül söylesem şikâyet olur.”

Yahya Efendi

 

“Kişi noksanını bilmek kadar irfan olmaz.”

Talip

 

Bir manzume içindeki en güzel dizeye ise mısra-ı berceste denir. Bu tür dizeler anlamlı, beğenilen ve kolayca akılda kalan dizelerdir.

 

b.Beyit: Aynı ölçüyle söylenmiş, anlamca birbirine bağlı iki dizelik birime beyit denir. Beyit, bağımsız olabileceği gibi bir şiirin parçası da olabilir.

 

“Bâkî çemende bir hayli perişan imiş varâk

Benzer ki bir şikâyeti var rûzigârdan”

Bâkî

 

c.Dörtlük:Dört dizeden oluşan nazım birimine dörtlük denir. Bir şiirde ikiden fazla dizenin oluşturduğu bölüme kıt’a veya bent adı da verilir.

 

 

d.Bent: Bir manzumeyi meydana getiren dört veya daha fazla dizeden oluşan öbeklere bent denir.

 

2.Nazım Şekli (Nazım Biçimi)

 

Manzumelerin uyak örgüsü, nazım birimi ve ölçüsüne göre kazandığı dış özelliğin genel adına nazım biçimi denir. Türk edebiyatında kullanılan başlıca nazım biçimleri:

 

Halk Edebiyatı Nazım Biçimleri

Klasik Türk Edebiyatı Nazım Biçimleri

Servet-i Fünun Dönemiyle Batıdan Edebiyatımıza Geçen Nazım Biçimleri

 

Koşma

Semaî

Varsağı

Destan

Mâni

Türkü

İlâhî

 

Gazel

Kaside

Mesnevî

Müstezat

Terkib-i Bend

Terci-i Bend

Rubaî

Murabba

Şarkı

Tuyuğ

 

Sone

Terza-rima

Triyole

 

 

 

3. Şiirde Ölçü (Vezin)

 

Şiirin biçiminde önemli bir öge de ölçüdür. Eski çağlardan beri şiirde ölçüye büyük önem verilmiştir.

 

Geçmişten günümüze akıp gelen şiir geleneğimizde hece ve aruz ölçüsü kullanılmıştır. Son dönem Türk edebiyatında ölçüsüz şiirler de yazılmıştır. Bunlara serbest şiir denir.

 

a. Hece Ölçüsü: Şiirde, dizelerin hece sayısı eşitliğine dayanır. Türkçe sözcüklerde hemen hemen bütün heceler eş değerde söylenir. Hecelerde kalınlık, incelik; uzunluk, kısalık farkı gözetilmez. Bu bakımdan hece ölçüsü Türk dilinin yapısına en uygun ölçü sistemidir. Hece ölçüsüne “parmak hesabı” da denilmektedir.

 

Dizenin kendi içinde anlamlı bölümlerine durak denir. Durak, şiirde uyumu sağlar. Hece ölçüsündeki durak, sözcüğü bölmez.

 

Edebiyatımızda 4+3=7, 4+4=8, 4+4+3=11, 6+5=11, 7+7=14’lü hece kalıpları en yaygın kullanılanlardır.

 

b. Aruz ölçüsü: Dizelerdeki hecelerin açıklık (kısalık) ve kapalılık (uzunluk) değerine dayanan bir ölçüdür. Arap edebiyatından İran edebiyatına, oradan da Türk edebiyatına geçmiştir. Klasik Türk şiirinde bu ölçü kullanılmıştır. Aruz ölçüsünün temel özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

 

* Açık hece: Sonu ünlü ile biten heceye açık (kısa) hece denir ve nokta işareti ( . ) ile gösterilir.

 

Örnek:                  a – ra – ba – lı                      A – na – do – lu

                                .    .     .     .                  .     .      .     .

* Kapalı hece: Sonu ünsüz ile veya uzun ünlü ile biten heceye kapalı (uzun) hece denir ve ( - ) işareti ile gösterilir.

 

Örnek:                  yat,         gel,         yol,         ak,           â,             û

                                __          __           __            __          __          __

 

* Birleşik heceler: Arapça ve Farsçadan gelme uzun ünlülerle kurulan (âb, ûl) gibi iki sesli, (rûz, bûy) gibi üç sesli ve (çeşm, renk) gibi dört sesli heceler bir buçuk hece olarak kabul edilir ve ( __ . ) işareti ile gösterilir.

 

Örnek:                    âb,          hâl,         aşk,         çeşm,      yâr,         rûz

                               - .            - .           - .             - .          - .           - .

               

*  Dize sonlarındaki heceler açık da olsa kapalı sayılır.

* Aruzla yazılmış bir dizeyi veznin parçalarına ayırmaya takti denir.

* Kısa bir hecenin ölçü gereği uzun okunmasına imale (uzatma) denir.

* Uzun bir hecenin ölçü gereği kısa olarak okunmasına zihaf (kısaltma) denir.

* Tef’ile, aruz kalıplarını meydana getiren küçük birliklerdir. (1)

* Vasl (=ulama) kelimesi, bir aruz terimi olarak ulama anlamında olup, iki kelimenin birleştirilmesi, birlikte okunması anlamına gelir.

 

4. Uyak (Kafiye), Redif

 

“Uyak; şairlerin hülyalarını tespit eden ve süsleyen altın çividir.”

                                                                                              Banville

“Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir

İspanya neş’esiyle bu akşam bu zildedir.”

                                               Yahya Kemal Beyatlı

 

Yukarıdaki beyti oluşturan dizelerin son sözcüklerine baktığımızda, sözcükler arasında bir ses benzerliği olduğunu görürüz. Dildedir ve zildedir sözcüklerinin köklerine getirilen –dedir ekleri rediftir.

 

Dize sonlarında tekrarlanan aynı görevdeki eklere; aynı anlamdaki sözcük veya sözcük gruplarına redif denir.

 

Yukarıdaki beyitte redifi oluşturan eklerden önceki dil, zil sözcükleri birbiriyle ses yönünden benzerlik göstermektedir.

 

Uyak: En az iki dizenin sonunda tekrarlanan yazılışları aynı, görev ve anlamları farklı ses ya da ses gruplarının oluşturduğu benzerliktir.

 

Bu benzerlik değişik biçimlerde olur.

 

a. Uyak Çeşitleri:

 

* Yarım uyak: Dize sonlarındaki sözcüklerde görülen tek ses benzerliğine yarım uyak denir.

 

 

* Tam yak: Dize sonlarındaki iki sesin benzeşmesine dayanan uyaktır.

 

* Zengin uyak: Dize sonlarında ikiden fazla sesin benzerliğine dayanan uyaktır.

 

 

* Cinaslı uyak: Yazılışları aynı, anlamları ayır sözcüklerin oluşturduğu uyak çeşididir.

 

* Tunç uyak: Uyağı oluşturan sözcüklerden birinin diğer sözcüğün içinde tam olarak yer almasıyla oluşan uyaktır.

 

b. Uyak Örgüsü (Kafiye Düzeni):

 

Bir nazım biriminde yer alan dizelerin belli bir düzen içersinde birbirleriyle uyaklanması uyak örgüsünü oluşturur.

* Düz uyak: Dizelerin kendi aralarında uyaklanmasıyla oluşan uyak örgüsüdür. Düz uyak örgüsü şu biçimlerdedir:

 

______a                               ______b                                              ______a                                               ______a

______a                               ______b                                              ______a                                               ______a

                                                                              ______a                                               ______a

                                                                              ______a                                               ______b

 

“Derd-i hasretle neler çektiğimi ben bilirim     a

Yâreme şimdi ne zehr ektiğimi ben bilirim”     a

                                                               Şeyh Galip

 

“Benim dostum gelişinden bellidir   a

Ak elleri deste deste güllüdür           a

Güzel seven yiğitler de bellidir          a

Melil mahzun gezer iller içinde”        b

                                               Karacaoğlan

 

* Çapraz uyak: Dörtlüğü oluşturan dizelerde 1. dize ile 3. dizenin; 2. dize ile 4. dizenin kendi aralarında uyaklı olmasıyla oluşan örgüdür.

 

Çapraz uyak örgüsü, a b a b biçiminde görülür.

 

* Sarma uyak: Dörtlüğü oluşturan dizelerde 1. dize ile 4. dizenin; 2. dize ile 3. dizenin kendi aralarında uyaklanması ile oluşan örgüdür.

 

Sarma uyak örgüsü a b b a biçiminde görülür.

 

 

 

b.MUHTEVA UNSURLARI (İÇERİK ÖGELERİ)

 

İÇERİK ÖGELERİ

 

 

 

1.Konu

 

Şiirde, sanatçının üzerinde durduğu durum, olay veya düşünceye konu denir. Aşk, sevgi, ayrılık, ölüm, vatan sevgisi gibi her şey şiirin konusu olabilir.

 

2.Tema

 

Sanatçının eseriyle okuyucuya vermek istediği mesaja tema denir. Tema, şiirde yoğun olarak işlenen duygular ve hayallerden doğar. Aşk, ölüm, vatan, özlem, kahramanlık vb. konularda, sanatçının şiirinden çıkan duygu ve düşünceler temadır.

 

Tema konuyla uyum içerisindedir.

 

 

 

3.Ahenk Unsurları

 

a.Armoni:Türlü seslerin uyumu

* Aliterasyon:Aynı ünsüzlerin bir veya birkaç dizede tekrarıyla sağlanan uyumdur.

* Asonans:Şiirlerdeki ünlülerin benzer seslerden seçilmesiyle sağlanan uyumdur.

 

b.Ritm: Hecelerdeki vurgu, uzunluk, yükseklik gibi ses özelliklerinin, durakların düzenli bir şekilde tekrarlanmasından doğan ses uyumudur.

 

 

4. Dil ve Anlatım

 

Şiirin asıl malzemesi dildir. Şair, günlük dilden aldığı sözcükleri titizlikle işler. Bu sözcükleri gerek anlam açısından, gerek uyum açısından yeni bir düzen içinde kullanır. Şiirin dil ve anlatımını, günlük dilden veya düz yazı dilinden ayıran pek çok özellik vardır. Şairler dil ve anlatımda, öncelikle yeni çağrışımlara yer verirler. Duygu ve hayal dünyasına yönelirler. Şiirde uyumu sağlayabilmek için ölçüye ve uyağa; vurgu ve tonlamaya özen gösterirler. Sözcükler arasındaki anlam ve sel ilişkileri şiirin dil ve anlatımında önemli bir yer tutar.

 

Şairin duygu, düşünce ve hayallerini anlatırken seçtiği sözcükler, sözcük grupları; kısacası dili kullanım biçimi onun üslûbunu oluşturur. Her şairin kendine özgü bir üslûbu vardır.

 

Klasik şiirimizin dil ve anlatımında mazmunların önemli bir yeri vardır. Mazmun, bazı kavramları anlatmak için kullanılan kalıplaşmış sözdür: Boy yerine servi, ağır yerine gonca, kaş yerine yay sözcüklerinin kullanılması gibi. Mazmunlar divan şairleri tarafından ortaklaşa kullanılmıştır. Halk şiirimizde de mazmun örnekleri vardır. (1)

 

(1) Ömer YILDIZ ve Diğerleri, Lise Edebî Metinler 1, MEB Yayınları, Ankara 2005, s. 13 – 21.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TÜRK EDEBİYATINDA DÖNEMLER

 

Türk edebiyatı tarihi, Türklerin kültür değişimlerine göre üç ana grupta incelenir:

 

–İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı

–İslamiyet Etkisindeki Türk Edebiyatı

–Batı Etkisindeki Türk Edebiyatı

 

Bu ana grupları içinde de değişik anlayışların oluşturduğu ayrılmalar görülür. Bunları bir şema halinde gösterelim.

 

---------------------------------------------------------------------

 

İslamiyet Öncesi                     İslamiyet Etkisindeki Türk Edebiyatı

Türk Edebiyatı                                   ------------------------------

-----------------

                                      Halk Edebiyatı              Divan Edebiyatı

Sözlü Edebiyat                              

Yazılı Edebiyat                                       è      Anonim Halk Edebiyatı

                                                                                                              

                                                               è      Aşık Edebiyatı

                                            

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !